Haber

Fişek Enstitüsü Bilim ve Eylem Merkezi Çalışan Çocuklar Vakfı TESK Başkanı Bendevi Palandöken’e tepkili

Fişek Enstitüsü Bilim ve Eylem Merkezi Çalışan Çocuklar Vakfı TESK Lideri Bendevi Palandöken’in “Çıraklarımız çocuk işçi değil, ustasından meslek öğrenen öğrencilerdir” sözlerine tepki gösterdi. Vakıf, “Çıraklık yoksul çocukların bir eğitim tercihi değil, çalışma hayatına katılma zorunluluğudur. Çıraklığın bir çocuğun hayali olmadığına eminiz… Sayın Palandöken, sizi varsa argümanlarınızı ortaya koymaya davet ediyoruz. Aynı zamanda birçok alanda giderek yaygınlaşan bilim karşıtlığının saflarına katılacak, çıraklık adı altında çocuk sömürüsünün sorumluluğunu üstlenenlerden biri olacaksınız.”

Fişek Enstitüsü Bilim ve Eylem Merkezi Çalışan Çocuklar Vakfı TESK Başkanı Bendevi Palandöken’e yazdığı mektupta, “Çıraklarımız çocuk personel değil, ustasından öğrenen öğrencilerdir” dedi. Vakfın internet sitesinde yer alan “TESK Lideri Bendevi Palandöken’e Açık Mektup” başlıklı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Çıraklık yoksul çocuklar için bir eğitim tercihi değil, çalışma hayatına katılma zorunluluğudur. Eminiz ki çıraklık hiçbir çocuğun hayali değildir. Sayın Palandöken, dikkatinizden kaçmış gibi görünen başlıca sorunlar şunlar: aşağıdakiler:

. Çıraklar, bir meslek öğrenmeden önce, yoksul ailelerinin geçimine katkıda bulunmak amacıyla ebeveynleri tarafından çıraklığa gönderilen çocuklardır.

. Çıraklık sisteminde ‘eğitim’ amacı, ‘üretim’ hedefinden uzaklaştırılmıştır. Bu durum çırakların işçi olmasına neden olmaktadır.

. Çıraklar, temsil ettiğiniz ve seslendirdiğiniz küçük işletmeler tarafından ucuz, güvencesiz ve savunmasız personel olarak çalıştırılıyor.

“İŞGÜCÜ KAYNAĞI DÜŞÜK”

. Patronlar için çıraklar, işgücü maliyeti çok düşük olan bir işgücü kaynağıdır. Geçmişten bu yana sigorta primleri devlet tarafından karşılanan çıraklara ödenen cüzi bir bedel, desteğin alınmasına yönelik bir seçim yatırımı olarak yakın geçmişte de siyasi iktidar tarafından İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanmaya başlandı. özellikle küçük işletmelerin.

. Daha önce çocuklar 5 yıllık zorunlu ilköğretimden sonra çırak iken, artık 12 yıllık zorunlu ilk ve orta öğretimin ilk 8 yılından sonra çırak olabilirler. Bu nedenle çocukların eskiye göre daha ileri yaşlarda çıraklığa başlamaları, yıldırılmayı ve disipline edilmeyi zorlaştırdığı gerekçesiyle patronların hiç çekinmeden şikayet ettikleri bir konudur.

. Çıraklar genellikle 8 saatten (10-11 saat) fazla çalışırlar ve çalışma süreleri 14 saate bile çıkarılabilir. Çoğu zaman, çıraklara da fazla mesai ücreti ödenmez.

. Kanunen çıraklara verilmesi zorunlu olan yıllık izin de sistematik olarak verilmemektedir.

. Çıraklar için ne işteyken ne de çalışırken sistematik sağlık kontrolleri yapılmaktadır.

. Çıraklar sıklıkla iş kazalarına maruz kalmakta ve bu konuda gerekli önlemler alınmamaktadır. Öyle ki çıraklarda hafif yaralanmalar olağan hale gelmekte ve işverenlerin ihmali nedeniyle bu tür yaralanmalarda iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kararları uygulanmamaktadır.

“UYGUN KORUYUCU EKİPMAN BULMAK BİLE ZOR”

. Yetişkinler için tasarlanmış işyerleri genellikle çırakların fiziki yapılarına uygun değildir ve çıraklar için uygun kişisel koruyucu ekipman bulmak zordur.

. Dayak ve küfür gibi şiddet çıraklar arasında çok yaygın. Kanunen, çırakların haftada bir gün okula gitmeleri gerekmektedir. Birçok patron bunu gereksiz ve zaman kaybı olarak görüyor.

. Çıraklar okula gitmeye çok heveslidirler çünkü okul gününü rahatlamak ve derslerde uyuyarak gidip dinlenmek için bir fırsat olarak görürler.

Sayın Palandöken, bu tablo karşısında ‘bizim çıraklarımız çocuk işçi değil, ustalarından öğrenen öğrencilerdir’ görüşünüzün arkasında durmaya devam edebilir misiniz? Çıraklık sistemi ile ilgili bilimsel araştırmaların büyük çoğunluğunun karşısına çıkan görüşünüzün gerisinde kalmaya devam ediyorsanız, bu görüşe yol açan ilişkilerinizi de paylaşmanız gerekmez mi? Sayın Palandöken, sizi varsa bu konudaki argümanlarınızı ortaya koymaya davet ediyoruz. Aksi takdirde Türkiye’de birçok alanda giderek yaygınlaşan bir akım olan bilimsel suistimal saflarında yer alan ve küçük yaştaki çocukların sömürüsünün sorumluluğunu üstlenenlerin safına geçeceksiniz. çıraklığın adı.”

haber-horasan.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu